Gerçekten,
nasıl çevrilir?
Sözlükler
"Akıl, muhakeme etmek, sağduyu, sebep, neden" gibi
sonuçlar veriyor ama kullanım ortamına baktığımıza hem fiil
hem isim olan bu kelimenin Türkçe'de tam bir karşılığını
bulmakta zorlanıyorum.
X
kişisi ev arkadaşı olan Y'nin bir dergiye üyeliğini iptal
ettirir. Y bunu öğrenince sorar:
-What
was your reason?
Çevirmen
şunu şöyle çevirir: Bunu neden yaptın? Sebebi neydi?
Ki bu
bile yuvarlak bir çeviridir. Aradaki eksik bilgiyi vurgulamak için;
olaydı da neredeyse tamamen aynı anlama gelen bir şekilde X şöyle
sorsaydı:
-What
is your reasoning for this?
Çevirmen
ayrıntıyı görmezden gelmezse biraz kilitlenirdi. Özellikle akıcı
olması gereken bir sanat eserini çeviriyorsa. Ama aşağı yukarı
tam anlamı veren çeviri şöyle bir şey olabilirdi:
Bunu
yaparken aklından ne geçiyordu? Nasıl bir akıl yürütme seni
bunu yapmaya yönlendirdi?
Yani
"reason" kelimesi sebep-sonuç ilişkisinin dışında bir
akıl yürütmeye işaret eder. Ve anadili İngilizce olan birinin
karşı tarafın davranışlarını sorgulamada bu kelimeyi
kullanışının bazı bilişsel sonuçları, ya da kültüründe
denk düşen sebepleri var.
İnsanın
dili kadar düşündüğünü, düşündüğü kadar kavram
türettiğini daha önce yazmıştım. Bunun tuhaf sonuçlarına bu
durum bir örnek aslında.
-What
is your reasoning for this?
Bu
soruyu soran kişi karşı tarafın davranışının "açıklanabilir"
olduğu bilgisiyle hareket eder. Sorunun sorulduğu kişinin bir
motivasyonu, davranışı yapışının altında bir amacı vardır
bu varsayımın içinde ve soran kişi onu anlamaya çalışır. O
öyle düşündüğü için mi bu cümle böyle kurulur yoksa bu
cümle böyle kurulduğu için mi öyle düşünülür... Bunlar hep
beni şaşkına çeviren dilin büyüleri. Ama kişinin dünyayı,
karşısındakini ve onun aklını algılayışına etkilidir bu
kelime. Doğrudan empatiye, anlama çabasına çağırır.
Türkçe'de
böyle bir kelimenin var olmayışına cidden üzülüyorum.
Özellikle Richard Dawkins' Foundation for Reason and Science ismini
Türkçe'ye çeviremediğimde... Bizdeki yaz ortasında sobayı yakan
birine sorulmuş "Bunu neden yaptın (çocuğum)?"
sorusundaki basit cevap beklentisi midemi alt üst ediyor.
Motivasyonları değil somut bir gerçeği arıyor bu soru. "Çünkü
soğuktu" gibi bir cevap, dile getirilmeyen bir akıl yürütme
belki az çok ifade edilecek, belki... Bireysel bir deneyime, kişinin
üşüdüğüne vurgu yok; dünyanın bireylerin algısına göre
değiştiğini, davranışların bireysel deneyimlerden sebep
bulduğunu inkar ediyor bu basitlik.
Belki
de bu yüzden, diyorum bazen, bizim kültürümüzde insanlar
dünyanın kendi bildikleri ve deneyimledikleri gibi, "öyle"
olduğunda çok ısrarcı. Bunun aksi fikir bildiren kişiye bu
yüzden bu kadar ağır bir tepki var belki. Emin de değilim.
Tahminler dışında kouşabilecek ya da net bir kıyaslama
yapabilecek kadar bilgi sahibi değilim.