13 Kasım 2009 Cuma, İzmir
Aşk dediğimiz tuhaflığı milyon kişi milyon farklı şekilde tanımladı. Belki en doğrusu değil ama en eğlencelisi şuydu: Hedef olan şeye muhtaç olmak, tutkulu bir sevgiyle bağlanmak ve aynı şiddette nefret etmek.
Sadece kendi adıma konuşabilirim. Bu yüzden öyle yapacağım.
İnsanlıktan o kadar nefret ediyorum ki aşığım. Öyle bir his ki, o kadar şiddetli ki kemiklerimi kıracak bir güçle iç geçirmek istiyorum ona karşı. Yüzüne karşı. Odunla dövmek istiyorum onu. Katıla katıla güldürdüğü için, yaşam gözyaşlarıyla ağlattığı için ona teşekkür etmek istiyorum. Tanrı da insanlığa böyle aşıksa, o histeri haliyle hem Kıyamet’e layık görmesi, hem de krallığında baş köşeye oturtması şaşırtıcı değil.
Karar vermek çok zor, iki uçta gidip geliyorum: İnsanlık tüm kötülüğüne rağmen aynı zamanda iyi mi? Yoksa sadece evrenin kaosunda bir başka parça olduğu için deli mi?
Mizah var bir kere! Saçmalık var! Hepsinin özü bu; elbette karar veremezsin. Adım başı saçmalık, en tepedekilerden en sıradan olanına kadar. Ve bir başka saçmalık: Bazı insanlar, bu dünya üzerinde, tüm bu saçmalığa rağmen melankolik olmayı başarıyor!
Tanrı: Hahahohauhauhahaha! Bi-bir… hahahohu… Bir canavar yaratmışım! Nıhahahohuhu… Yeter… Hıhıhahaha…
Adam “Demokrasi adına…”diyor, bir kalabalık başını onayla sallayıp mırıldanıyor kendi arasında. Aynı adam bir daha diyor: “Demokrasi adına…” Bu kez arkasını da getiriyor: “…böyle bir şey söyleyemezsin!” Aynı kalabalık başını onayla sallayıp mırıldanıyor kendi arasında. Adam şöyle diyor: “Demokrasinin korunması uğruna, bu tür zararlı yayınlara izin veremeyiz… Demokrasi için uğraşıyoruz burada, siz eleştiriyorsunuz… Böyle antidemokratik demeçler veriyorsunuz, devletimizin fikir bütünlüğü bozuluyor…” falan.
Otostopçu’nun Galaksi Rehberi isimli kitap harika bir saçma sapanlıktadır. Tıpkı yukarıda konuşan adam gibi. Ve söz konusu kitabı okurken de, bu adamı dinleyip izlerken de aynı sıkıntı çekilir: Başlangıçta tatlı olan o kahkahalar, “Haha! Ay çok yaşayasın!” nidaları, bir süre sonra karın ağrılarıyla azalır. Sonra insan saçmalığa doymaya başlar ve baştaki saçmalığın dozu düşmemiş olsa da gülme eşiği istemsizce yükselir. Sonuçta insan dediğin evrimsel olarak gülmekten katılmaya karşı savunma mekanizması geliştirmek zorunda kalmıştır. Böyle bir durumda işin eğlencesi kaçacaktır. Sorunun çözümü ara vermektedir. Kitapta kaldığın yeri işaretler kapatırsın – hala konuşmakta olan komedyene bir süre sırtını döner geometri sorusu çözersin. Eşik düştükten sonra geri döner, tekrar söz konusu “Çok yaşayasın!” nidalarına başlarsın.
Bilmeyenlere ve bilmek isteyenlere: Demokrasi bireylerin fikirlerini özgürce dile getirmesi, başkalarının fikrine saygı duyarak yargılamadan göz önünde bulundurmasıdır. Birisi “İnsanlar demokrasinin ne olduğunu bilse, dünya çok daha güzel bir yer olurdu.”demişti. Ama demokrasi bilen de bilmeyen de insan olduğuna göre, bunun saçma olduğunu söyledim ona. Dünya zaten olabileceği kadar güzel.
Kim demokrasi biliyor ki?
Demokrasi kavramını icat eden insan: Hahahohauhauhahaha! Bi-bir… hahahohu… Bir canavar yaratmışım! Nıhahahohuhu… Yeter… Hıhıhahaha…
Şimdi demokratik insan bu sözüme bozulur, fikrimi yargılar: “Demokrasi olmasaydı bu fikrini dile getiremezdin.”
Saçmalığa işaret ediyorum: Aynı demokratik insan, ırkının “ilerlemesini” ister, iyiliğini düşünerek bir fikrini ortaya atar. Diyelim ki Demokratik A kişisi der ki: “Bence şu kişi başa gelmeli. Çünkü şu ve şu konularda yetkin.” Demokratik B kişisi ise başka birini gösterir. Araya C girer ve onun fikri ciddiye alınmaz; çünkü C demokratik değildir- demokratik bir fikir öne sürmemiştir. Sonra demokratik oldukları için birbirlerini muhatap alan iki kişi bakışır ve en iyisi oylama yapalım der. Yüzde elli oyu bir aday, yüzde elli oyu öbür aday alır. Koalisyon kurar, bir yılda bir karar alarak ülke yönetmeye çalışırlar. C kişisi terörist olur.
Hiç de şikayet etmiyorum. Bence bu çok eğlenceli! Sonuçta insanın yaşamını keyifli, anlamlı yapan bir amacı –en azından mücadelesi- olmasıdır. Amaçları ve icatları ortaya çıkaran şey sorunlar olduğuna göre; bu kadar sorunlu bir saçmalık harika bir şey! Sorunlar olmasaydı teker teker sıkıntıdan intihar ederdik; insanlığın soyu tükenirdi. Tanrının çok canı sıkılırdı. Bu yüzden diktatörlük şeytan icadıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder