Bir blog açmak konusunda uzun süre kararsızlıkta kaldım. Bu sadece bireysel eylem olarak benim yapıp yapmayacağım üzerine değil, genel bir tutum olarak da bir kararsızlıktı. Çünkü fikirlerimi ve tasarılarımı insanlara duyurmak istesem de -ki bunun altında da kendini diğer insanların önünde var etmek, varlığını ilan etmek isteği var- beni bu isteğe uygun davranmaktan alıkoyan bazı etkenler vardı:
- Bu fikirlerin alabileceği kötü eleştiriler ve daha kötüsü eleştirilecek kadar bile ilgi görmemesi korkusu:
Elbette eleştirinin bir gereklilik olduğunu ve yapıcı süreçteki rolünü küçümsemiyorum ama bu tepkilerden korkmama engel olmuyor. Ve hiç eleştiri görmeyecek kadar büyük bir ilgisizlik de temelde bir eleştiri olmasının yanısıra, anormalliğimin ve bulunduğum yerde yalnız oluşumun bir başka yüze vuruluşu olacaktır. İlgilendiğim konularla ilgilenen insan sayısının azlığı hayatım boyunca en büyük sorun oldu. Bazen aşırı olduğunu düşündüğüm kopukluğumdan çok da şiddetle yakındığımı söyleyemem ama her şeye rağmen ben de sosyal bir hayvanım. Aradığım destek değil, sadece bir muhattap.
- Apaçık fark edildiği gibi bir asosyal olduğum söylenebileceği için, kişisel hayatımın gözler önüne serilmesi konusunda hep huzursuz olmuşumdur.
Özellikle bu yüzden romantik yaşamlarını birer serüven olarak bloglarda insanların kullanımına açan insanları anlamakta hep zorlandım; dolayısıyla anlayamadığım için kendime, onlar beni anlayamadığı için onlara öfkelendim. Bu da zaman içinde inatçı bir protestoya dönüştü. Olgunlaşmayı biraz daha başardığım şu günlerde görüyorum ki, bunu yapan insanların amacı benimkinden hiç de farklı değil; yani varlığımızı kalabalıklar önünde ilan etmek istiyoruz. Hatta bahsi geçen sanal kalabalık önünde ilan etmek için romantik yaşam yerine fikirsel yaşamı seçen ben, kendi standartlarıma göre daha derin bir mahremiyeti gözler önüne sermek istiyorum.
Şimdi tüm bu duygusal çöpü kendi yolumun üstünden çekilmeye zorlayarak (her ne kadar şu an bile omzumun üstünden korkutucu bir canavar gibi eğilmiş, olacakları bekleyip beni tehdit ediyorlarsa da) yayımlamayı planladığım ilk yazımı yazıyorum.
Yayınlayacaklarımın içeriği ikiye ayrılabilir: düzyazı olmak üzere edebi olanlar ve felsefi olanlar. Bazıları ikisinin bir karması olacak ve aslında hikayelere tekrar bir göz attığımda görüyorum ki kaçınılmaz olarak felsefi bir altyapı da taşıyorlar. Umarım birileri bunları okumaktan keyif alır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder