21 Ağustos 2011 Pazar

Birkaç şeyi açıklığa kavuşturalım 2 - Diktatörlük

...Diktatörlük şeytan icadıdır.

Düşün ki sen, birisi ortaya çıkıyor ve o Süper-insan. Her şeyi en doğru bilmekle kalmıyor, yönetimi ele geçirecek kadar güçlü. Üstüne üstlük erdemli; başa geçip cebini doldurmayı değil, insanlarının refahını düşünüyor. Tabi biraz aptal; çünkü bunun halkının hoşuna gideceğini, takdir göreceğini falan sanıyor. Mükemmel insan! Ne kadar sıkıcı.
Toplumu baştan yaratmaya girişiyor Süper-insan. Kararlılık dolu; ama fazla zeki olmadığı için tutarlı bir toplum, adaletli bir yaşam tarzı ortaya koymak için çaba harcıyor. Var sayalım ki insanlığı bu kadar saçma yapan yapıtaşlarını falan bulup değiştiriyor da; hatta belki doğa yasalarını bile değiştiriyor bu amaç doğrultusunda. Belki gereklidir; ben böyle bir salaklığı hiç denemedim sonuçta. Ve bunu başarıyor. Herkes bir diğerinin fikrine saygılı; çünkü herkes aynı şeyi düşünüyor zaten. Kategorizasyon optimal düzeyde; çünkü tek bir insan kategorisi var. Önyargı falan yok, insanların farklılıklara tahammülü harika boyutlarda; çünkü farklılık yok! Herkes –ilkokul kitaplarında yazdığı gibi- bir başkasının özgürlüğüne kastedene kadar özgür… Ben kendimi öldürürüm ki. Tanrı bile öldürür kendini. Sonuçta Tanrı ya o, bir yolunu bulur.
Süper-insan: (Robotik, cansız bir sesle) Bir canavar yaratmışım… (Bir süre sessizlik. Çünkü Süper-insan biraz ağır düşünür.) Evet, evet… Gidip kendimi asayım.

Neyse ki bu ideal diktatörlüğün resmidir. Tanrı, şeytanla adil oynamadığı için doğa kurallarını, insanın yapısını falan bunun gerçekleşememesi uğruna dikkatle ayarlamıştır. Bu yüzden asla Süper-insan ortaya çıkmaz; sadece Kendini-Süper-Sanan-İnsan vardır. Bu da diktatörlük girişimlerinin hiç de sıkıcı olmamasını sağlayan komedileri ortaya çıkarır.

Eskiden televizyon yokken, kitap basacak makineler bile yokken, demokrasi yokken insanlar nasıl eğleniyorlarmış acaba? Buradan bakınca aslında o zamanlar da hiç sıkıcı görünmüyor. Sonsuz kusurlarla dolu teokrasiler, monarşiler denizi! Bir sürü Kendini-Süper-Sanan-Üstelik-Bu-Yetkiyi-Tanrıdan-Alacak-Kadar-Süper-Olan-İnsan! İşte şimdi o kemikleri kırarcasına güçlü iç çekiş zamanı; nefesim kesildi, gülmekten karnım ağrıyor.
Bu kişiler çıkıp bir şeyler deklare ediyorlar. Saçma sapan şeyler çoğu. Ve saçma sapan dayanaklarla, inanılmaz ciddi bir yüz ifadesiyle. Çünkü söylediklerine inanıyorlar! Bir yığın insan da başını onayla sallıyor- ama şimdiki insanların yaptığı gibi de değil! Şimdiki insanlar başlarını sallıyorlar ve evlerine gittiklerinde aynı sözleri çocuklarına, söz geçireceklerini inandıkları kişilere, mesela sayıca azınlıkta kalanlara tekrarlıyorlar; o az sayıdakileri ayıplıyorlar falan. O zamanlarda insanlar daha zekiymiş sanırım çünkü evlerine gidip kafa salladıklarıyla hiç de alakası olmayan bir şekilde, canlarının istediği gibi yaşıyorlarmış. Tabi o zamanlar ne güvenlik kameraları var, ne de aynı fikirleri günde yüz kere, yüz farklı şekilde tekrarlayan medya. Ve eğitim! En önemlisi eğitim…

2 yorum:

  1. Söylediklerine inanıyorlar mı gerçekten? Öyleyse saygı duyacağım çünkü... Koca bir ikiyüzlülükten ibaret değil mi her şey? O saçmalığın ikiyüzlülüğünden sıkıldım...

    YanıtlaSil
  2. en azından bir kısmının inanmış olduğu kesin, ya da öyle olduğuna inanmak eğlenceli :)

    YanıtlaSil