31 Ağustos 2011 Çarşamba

Birkaç şeyi açıklığa kavuşturalım 5 - Adalet ve Tanrı


1 Nisan 2010 Perşembe, İzmir

Dünya adil midir?”, “Doğa adaletli midir?” falan “Dünyanın en somon balığı kaç kilometre rengindedir?” sorusundan daha anlamlı değildir. Hatta daha yersizdir, çünkü somon balığının sebep olduğu saçma afallamanın aksine ölümlere sebep olabilirler; olmaktadırlar.
Tüm bu ölümlerin sebebi de tam olarak elindeki eteğin ne olduğunu çözemediğinden kafasına giymeye çalışan adamın sebebiyle aynıdır. Burada iki tuhaf ifade icat etmek zorundayım: Doğal olan ve doğal olmayan. (Gerçi ilk icat eden olmayabilirim; bir yerlerden duymuş gibiyim)
Doğal ve doğal olmayanı tayin etmek için, tamamen ve insanlığa has tüm o ukalalıkla, insanlık üzerinden referans alıyorum. Son derece basit: İnsan için var olan ama insan dışında kalan evren için var olmayan her şey doğal değilken, insandan bağımsız var olanlar da doğaldır. Örneğin doğal olmayanlar örneklenecek olursa doğal sayılar ve köklü sayılar, ekonomi, kurgunun edebiyattaki önemi1 vb. Bir de doğal olarak var olan ve insanevladı doğal olana sıklıkla kör olduğu için keşfedilmesi gerekmiş olan şeyler: Yer çekimi, elektrik ve diğer ilişkili kanunlar. Doğal olanı kullanıp da doğal olmayan elektrikli fön makinesi, psikoloji bilimi gibi biraz daha kafa karıştıran örnekler de var ama ortalığı bulandırmanın gereği yok.
Adalet icat edilmiş bir kavramdır; keşfedilmiş bir kavram değil.
Doğada adalet falan yoktur. Aslanın içi, zavallı antilobu yerken yanmaz. Timsahın gözyaşları, insanların esnerken akıttığı gözyaşıyla aynı sebebe dayanır. Zayıf olan doğada ölür, bir bakımevine gitmez.
Bazıları aksini iddia etse de, doğa insan için varlığını sürdürmediğinden, adalet kavramı icat edildiğinde aslanlar vejetaryen olmamıştır. İnsan soyu ortadan kalktığında da olacağı yoktur. Bu yüzden bana doğa ve adaleti bir arada barındıran cümlelerle gelmeyin; ya da gelirseniz de somon balığı hakkında konuştuğunuzda alacağınız tepkiden fazlasını beklemeyin.
Durumu kişiselleştirmeyelim.
Adaletsizlik, kısaca ve en öz haliyle şöyle tanımlanır: İki kişi ya da taraf arasındaki anlaşmazlık, akde uymama. Tam tersi ise adalet, adil olandır.2
Yani ortada iki taraf, iki insan yoksa adaletten söz edilemez. Doğa zaten yasasını uygulatır, kolaysa yer çekimi akdini ihlal et.
Saçma olsa da doğanın adaletini sorgulamayı anlamıyor değilim. Üç yaşında bir çocuğu gözlemleyin, siz de anlarsınız. Oyuncak bebeğini yere düşürünce ondan özür dileyen çocuktan bahsediyorum, ya da oyuncağına “Seninle çoktandır oynamadım, kızdın mı bana? Küstün mü?” diye soran çocuk. Çocuğun dünyayı ve kendinden başka varlıkları anlamak için kendine benzediğini varsaymaktan başka yolu yoktur. Kafasını çarptığı pencere pervazını cezalandırır bu yüzden; bir daha yapmasın, akıllansın o pencere pervazı ister. Yönteminden de son derece emindir. Oyuncağının ona küsmesi de son derece doğaldır; çünkü kendisi olsa küserdi.

Varması gereken yere daha bir saatlik yürüyüş yolu varken yağmur başlayınca adam kaldırır başını, ekşi bir yüzle sitem eder: “Ama bu haksızlık!” Ama içten içe bilir ki haksızlığın söz konusu olması için iki taraf, iki kişi gerekir. Bu yüzden aptal gibi görünmemek için hemen ardından ekler: “Tanrım! Bunu hak edecek ne yaptım?
İşin ölümlere giden kısmı da burada başlar.
1Hayır, kurgunun edebiyattaki yerini takdir etmeyen insanlıktan özür dilemeyeceğim.
2Hobbes, Locke ve bana göre.

4 yorum:

  1. doğal ve doğal olmayan..
    insan dışında kalan ve evren için var olmayan herşey doğal ama insandan bağımsız var

    olanlar doğaldır...ya insana bağımlı var olan demeliydin yada var olmayan

    dememeliydin..birbirine zıt bir tabir kullanacaktıysan eğer.ama en doğrusu evrende var

    olmayan birşey nasıl doğal olabilir??.yada insanı evrenin dışında nasıl kabul edebilirsin

    ki!!.sanallıkla doğal olmayışı karıştırıyorsun doğal sayılar derken..evrende doğal olarak

    var olan yer çekimi elektrik gibi kavramların sanki insanlar tarafından doğadaki hallerinin

    kullanılmadığını ve insanlar tarafından yeniden inşa edilmiş gibi olduğunu iddia ederken

    bir taraftan da elektrikten faydalanıp (hemde kendi ürettiğin,doğada hazır bulunan elktriği

    kullanarak değil) fön makinesi kullanmasını garip ve kafa karıştırıcı buluyorsun..

    keşfetmek, (ke'şfetmek) : Var olduğu bilinmeyen bir şeyi bulmak
    icat (buluş) : Bilinmeyeni, tanınmayanı araştırıp bulup ortaya çıkarmak.
    kaynak :türk dil kurumu resmi sitesi büyük türkçe sözlük.. (http://tdkterim.gov.tr/bts/)

    aynı anlama gelen iki kelimeyi kullanarak adaletin hem öyle olduğunu hemde öyle olmadığını

    nasıl iddia ediyorsun ki??..
    Timsahın gözyaşlarının, insanların esnerken akıttığı gözyaşıyla aynı oluşunu doğadaki

    adalet hakkında yada adaletsizlik hakkında ne anlattığını sen bile anlamamışken nasıl

    veriyorsun örnek olarak??..

    böyle olmadığını bildiğin halde sadece zayıf olanın doğada öldüğünü güçlü olana ise birşey

    olmadığını iddia edebilmen..ve bunun adaletsiz olduğunu söylemen..oysa en büyük

    sav'ın burada,doğada adaletin olmayışı..buna rağmen adaletsizliği iddia edişin ??!!..
    adalet yok diyorsun ama adaletin icat edilişinden söz ediyorsun ??..birde arslanlar

    vejetaryen olursa adaletli olacağını öne sürüyorsun.oysa insan da et yerken

    durmaksızın.birde insanlığın oluşturduğu sanal bir kavramı adaletin temel kurallarından

    birisi haline büründürmen de cabası..madem insansoyu icat etti adaleti ozaman insan

    ortadan kalkınca varlığını nasıl sürdürecektir adalet???...

    adaletsizliği kısaca tanımlayışın bile bir garip..hem daha önceki yazdıklarınla örtüşmüyor

    ; hemde adaleti sadece insan ilişkileriyle kısıtlaman ve sözlü yada yazılı bir akit olarak

    nitelemen ilginç..oysa insanoğlu başına gelen doğal afet gibi bir olayda yada bir yakınını

    kaybetttiğinde ilk yakınışı adaletsizliktir..dünyadaki,doğadaki adaletsizlik..adalet bir

    akitmidir ? insanoğlunun doğa ile yada yakınlarıyla bir akdi mi vardır ki afet olduğunda

    yada yakını öldüğünde adaletsizlik olarak addeder akit tutulmamış sanır??..madem doğayı

    adaletsiz buluyorsun zorlamı yaptın yerçekimi yada diğer yasaların akdini yada senin

    adaletsiz bulduğun dünya,doğa senin üzerinde bulunmanı çok mu adaletli buluyorda seninle

    yada bir başkasıyla akit yapmış seni barındıracağına dair..

    yazının geriye kalan kısmını eleştirmeyi bile göze alamıyorum.bu kadar tutarsız anlatımın

    ve anlatamayışın bir arada olduğu bir yazı...
    adaletin olmadığını iddia edip sonra da onun varlığına dair bir sürü örneklem yapıp hala

    var olmadığını öne sürmek.çok anlamsız bir yazı...
    ne kafası yaşıyordun bunu yazarken merak ediyorum doğrusu.yoksa adaletli olan bunu

    bilememem mi??????ama bu adaletsiz !!!!! biz akit mi yapmıştık bunu bana söyleyeceğine dair ?..

    YanıtlaSil
  2. 1. neye bu kadar çıldırdığını anlamış değilim, soğukkanlılık öneriyor ve talep ediyorum, aksi takdirde bu bir iletişim değil bağırışma olur. Ki tek başına bağırdığınla kalırsın, bende o kadar enerji yok.

    2. ifade şudur: İnsan için var olan fakat "insan dışındaki evren" (tamlamadır, bütün ele alınız) için var olmayan şeyler doğal değildir. yani, insanı yok say, işte geri kalan için bir adı, önemi, anlamı olmayan şeyler doğal değildir, denmek istenmiştir.

    3. doğal sayılar, sanaldır, evet, ve yapaydır, ve sadece insan için "bir kavram olarak" ANLAM sahibidir. Evet, elektrik (örn.şimşek, statik elektrik vb.) doğaldır, doğal olarak mevcuttur, fön makinesi doğal değildir, icattır, ama elbette her şey gibi "doğal olarak var olan" fizik kurallarını ve dünyanın kaynaklarını kullanır. bunu kafa karıştırıcı bulduğumu söyleyişim elbette bir espiridir, yazıya bunu da anlatarak girişmek konudan uzaklaşmak olacağı için bu yorumu yapmıştım, seninse "Bunu kafa karıştırıcı bulduğunu söylüyorsun.." tepkini anlamakta zorlanıyorum.

    4. keşfetmek kelimesini tam da senin referans ettiğin şekilde kullanmıştım, icat etmeyi ise yaklaşık aynı şekilde tanımlayan bir sözlüğü bulmuş olmana şaşırdım. benim sözlüğüm şudur: http://tdkterim.gov.tr/bts/
    icat etmek
    1) ilk kez yeni bir şey yaratmak: “Nihayet, yaza çize ilk satırı üç nokta ile başlayan yeni bir tarz icat ettim.” -Y. Z. Ortaç. 2) bir şeyi gerçekmiş gibi göstermek: “Çok durduğumdan şüphelenmesinler diye uydurma bir tamir icat ettim.” -A. Gündüz.
    Güncel Türkçe Sözlük
    İkisi aynı anlama gelmez.

    5. "Timsahın gözyaşlarının, insanların esnerken akıttığı gözyaşıyla aynı oluşunu doğadaki adalet hakkında yada adaletsizlik hakkında ne anlattığını sen bile anlamamışken nasıl veriyorsun örnek olarak??.." ifadesinin bir hakaret olduğunu görebilsem de, sırf işgüzarlık olsun diye ciddiye alıp cevaplayacağım: timsahların gözyaşı bezi yoktur aslında, avını yerken ağladıkları bir mittir. Sir John Mandeville'in 14ncü yüzyıl gezi güncesindeki ifadesi bu mit için muhtemel kaynaktır. ama insanlar esnerken gerçekten gözleri yaşarır. Ve bu üzüntüden değildir, bir takım fizyolojik olaylar sonucu gerçekleşir.

    YanıtlaSil
  3. 7. "madem insansoyu icat etti adaleti ozaman insan ortadan kalkınca varlığını nasıl sürdürecektir adalet???..." Sürmeyecektir. ben de onu diyorum.
    " ...adaleti sadece insan ilişkileriyle kısıtlaman ve sözlü yada yazılı bir akit olarak nitelemen ilginç.." Hobbes ve Locke beni bu tanımda destekliyor; çoğu insana göre ilginç, ama yine de doğrudur. Akit sözlü olmada bile beklentilerin, bakış açıların, kültürlerin, paradigmaların vs. paylaşılması yoluyla vücut bulur. bir insana "sana haksızlık ettiği" gerekçesiyle hesap sormayı normal görüyorsan, ve o kişi de hesap sorulunca suçluluk hissediyorsa bahsi geçen akit mevcuttur. ikisi de hak ve adalete uygun tavırlar almıştır çünkü, beklentilerini buna göre kurmuştur.
    "oysa insanoğlu başına gelen doğal afet gibi bir olayda yada bir yakınını kaybetttiğinde ilk yakınışı adaletsizliktir.." Evet, öyle yapar ve tüm yazı boyunca söylenmeye çalışılan bunun anlamsızlığıdır zaten. Anlamsız ve saçma. İstersen hakarete uğramış hissetmekte özgürsün. Bir doğal afette mağdur olan kişi "adalet bunun neresinde?"diye kime hesap sorar? O "kim" suçlu hisseder?

    8. İşte bu yüzden doğa ile insanın akdi yoktur. çünkü doğa ile/doğada adalet diye bir şey yoktur. insan yoksa adalet yoktur- fakat mevcut olan adaletsizlik de değildir! Sanırım tüm bu isyanının sebebi işte bu noktadaki yanlış anlayışından. Bir kavram olarak "adalet" diye bir şey, değerlendirme tarzı yoktur doğada. Bir alışveriş, bir anlaşma, bir "senin hakkın, benim hakkım" tutumu ve düşüncesi yoktur doğada. Adalet (ve adaletsizlik) sadece insanın kafasındadır.

    9. Ömer, bana öfkeliysen, ya da herhangi bir yolla iletişim kurmak istiyorsan bunun yolu alakasız mazeretlerle hakaret etmek değil. Yada cevabı alırsan da böyle alırsın işte. Yüzyüze gelince kedi, internette kaplan oluşunu çok komik buluyorum doğrusu. Zorla kalbini kırdırıyorsun.

    YanıtlaSil
  4. artık ne kediyim nede kaplan...kalbimi mi kırdğını sanıyorsun şuan...sadece gülümsüyorum.ne demek istediğimi anlamamışsın bile.aynı yazını yazarken anlatmak istediğini anlatamadığın gibi..boşver.iletişim mi kurmak isteğim hayır..zaten istesem yaparım bunu..anlatmak istediğini anlatamadığını söylemekti niyetim eleştirel bir yaklaşımla.ters anlayan sensin.fazla zorlama derim bobinleri yakabilirsin sonucunda :)))

    YanıtlaSil